İlk olarak bize kendinizden bahseder misin?

Kimdir HEPŞENLER?

Barış Şen:

Tüm yazlarını köylerde geçirmiş bir çocuk. Liseye gelince izciliğe başlamış, birçok kampa gitmiş, sosyal sorumluluk projelerine katılmış bir ergen. Sonrasında izci lideri olarak kamplar ve projeler üretmiş bir genç. Matematik Bölümünde hayatının aşkını bulan ve ömrünün yarısını onunla geçiren bir üniversiteli. Sonrasında yoğun iş hayatı.

14 senelik evli ve iki kız babası bir dünyalı.

İpek Şen:

En güzel çorbaları yapan, dolmaları saran, çocukluğunu bisiklet tepesinde ve denizde geçiren lojman çocuğu. Lojmanda büyümenin dezavantajı olarak sosyal etkinliklere katılamamış biri. Barışla üniversitede aynı bölümü kazanana kadar dershaneden sadece arkadaş, sonrasında evliliğe kadar uzanan mutlu bir ilişki yaşamış ve sosyal tüm faaliyetlere onunla katılarak çocukluktaki bu eksikliği gidermiş, 2 çocuk annesi ,yoga öğrencisi, matematikçi, sporsuz yapamayan, ailesiyle bisiklet sürmeyi çok seven bir anne.

Duru Şen:

Ailenin en çalışkanı. Piyanist, balerin, sıkı bir satranç oyuncusu ve 11 yaşında. Deniz’in ablası ve bizim Duruşkomuz, genç ergenimiz.

Deniz Şen:

Aramızdaki en hareketli ve en hırçınımız. Duru’nun kardeşi bizim küçük kuzumuz Denizimo. 10 günlük olduğundan beri geziyor.

Hepşenler

Şehir hayatını bırakıp ilçeye taşınmışsınız. Şehirden İlçeye taşınmanın sizce ne gibi artıları ve eksileri oldu? 

Duru, ilkokula başlayacağı dönemde ikimizde yoğun çalışıyorduk. Okula giderken serviste geçen zaman ve tüm gün eğitim. Sonrasında ise eve döndüğünde yine dört duvar arasında kalacaktı. Oturduğumuz ev ise apartmanların iç içe olduğu tek arabanın geçebileceği dar ve yokuş bir sokakta şehrin tam merkezinde idi ve 24 saat araç gürültüsü, gece kavgaları hiç eksik olmazdı. 

Kandıra ise Karadeniz’de insanların tarım, hayvancılık ve turizm ile geçindiği mavi bayraklı koyları, manda yoğurdu, hindisi ve kandıra bezi ile meşhur bir ilçe. Biz de Kandıra’ya taşınma kararı aldık. Barış’ın okulu zaten oradaydı her gün git gel yapıyordu. Duru’yu da ilkokula orada başlatmaya karar verdik. Ben de tayin istedim ve artık Kandıra’da yaşıyorduk. 

Hepşenler

Bir akşam evde otururken bir anda kapı çaldı. Arkadaşları, Duru’yu sokakta oyun oynamaya çağırdılar. Şaşırdık! Çünkü ilk kez kızımızı sokağa oynamaya gönderebilecektik. Gönderdik ve ardından balkondan çocukların ve kuşların cıvıltılarını dinleyip oyunlarını seyrederken ne kadar doğru bir karar aldığımızı anladık. İyi ki taşınmıştık. 

Şehirden bıkıp fakat bir türkü bırakıp gidemeyenler için bu konudaki düşüncelerinizi paylaşabilir misiniz?

Herkesin büyükşehirleri bırakıp kırsala yerleşmesi de doğru değil. Kandıra, merkeze 40 km uzaklıkta bir ilçe ve aradığımız her şey mevcut, istediğimiz her zaman merkeze 30 dakikada ulaşabiliyoruz. Yani tamamıyla şehirden kopmuş değiliz. Toplantılarımız, arkadaşlarımız, ailemiz, kurslarımız hala orada.


Ek olarak ilçeye taşınmanın aile bağları üzerinde ne gibi etkileri oldu?

Aile bağlarımızın kuvvetli olduğunu söyleyebilirim. Çünkü birlikte daha fazla zaman geçiriyoruz.

Ev ve okullarımız yürüme mesafesinde bulunuyor. Öğlen yemeklerimizi bir arada yiyoruz. Çocuklar bizim okulumuza istedikleri zaman gelirler, kızlarımızı tüm öğrencilerimiz ve öğretmenlerimiz tanırlar, ilgilenirler ve korurlar.

Akşam okullarımız bitince 5 dakikada böğürtlen yemeye 10 dakikada ormanda yürüyüşe 20 dakikada yüzmeye gidebiliyoruz.

Abla, kardeş dışarıda arkadaşları ile oyun oynuyorlar. Birlikte yürüyüşe, koşmaya, bisiklet sürmeye gidiyoruz.

Ailemiz dışında çevremiz ile de bağlarımız kuvvetlidir. İlçede kaymakamını, belediye başkanını, polis amirini, jandarma komutanını, doktorlarımızı, öğretmenlerimizi, sucumuzu, bakkalımızı, kargocumuzu bire bir tanıyoruz. Hastaneye acil bir durum yoksa gitmeyiz. Aile hekimimiz her zaman yanımızdadır. Biz turdayken bile bir telefon kadar uzaktadır. Okulda olmadığımızı bilen kargocumuz paketleri evimize bırakabilir. Hiçbirinde değilsek emanet bırakacağı yer mutlaka vardır. Bizim için normal olan bu durumlar büyükşehirdekiler için imkansız. Küçük ilçenin avantajları çok fazla.

Hepşenler

Bisikletli aile olmanın detaylarını anlatır mısınız? Bisiklet hayatınızda nasıl bir yere sahip? Tek ulaşım aracınız bisiklet mi?
Burada da aile bağları üzerinde etkisini merak ediyorum çünkü günümüzde çoğumuz, ailemiz ile bu denli etkileşim içerisine girip bu kadar çok paylaşımda bulunmuyoruz maalesef.

Bisiklet bir çok insanın hayatında bireysel olarak yaptığı bir spor ve bizde de öyle.

Barış şehir merkezindeyken grup sürüşlerine katılır ya da tek başına akşam turları yapardı. Yıllar önce 2007’de birlikte Bozcaada turumuz olmuştu. Onun dışında kısa mesafelerde  kullanıyorduk. 

Deniz doğunca hep birlikte nasıl bir spor yapabilirizi araştırdık. Ayrıca, kamp yapmayı ve gezmeyi de çok seviyorduk. Hepsini bir araya getirince tur bisikletçisi ŞEN aile ortaya çıktı. Duru bir şarkı yazdı ve adımız Hepşenler, sloganımız da hepşenler hep yolda oldu.

Duru o zaman 8 yaşında olduğu için trafik kanunumuza göre karayollarında bisiklet süremeyeceğinden(11 yaş ve üzeri olmalı) dolayı biz de “Avrupa Bisiklet Yolları Ağını” keşfettik ve ilk bisiklet turumuzu, Ren Nehri rotası olan Eurovelo15’te gerçekleştirdik.

Hepşenler

Tek ulaşım aracımız bisiklet değil. Biz hepsini entegre etmeye gayret ediyoruz. Aracımız üstünde bisikletleri bir yere kadar taşıyıp sonra kullanıyoruz. Bazen tren ya da otobüs kullandığımız da oluyor. 

Aile olarak sürmek keyifli aynı zamanda endişe verici. Birbiriniz için endişeleniyorsunuz. Birbirinizi kolluyorsunuz. Bu durum bağlarınızı kuvvetlendiriyor. En sevdiğimiz şey sürerken sohbet etmek. Televizyon, tablet, bilgisayar, oyun konsolu yok. Siz ve aileniz varsınız. Bedeniniz devinim halinde ve sağlıklı. Ruhen başarmanın tadına varıyorsunuz ve bir arada yoldaki herkesle sosyalsiniz. Kendinizle ailenizle çevrenizle hep etkileşim halinde gelişiyorsunuz.  



2018 yılında çocuklarınız ile birlikte 48 günde 6 ülkeyi dolaşmışsınız. Turun detaylarını bizlerle paylaşabilir misiniz?

İlk turumuzdu ve her yönüyle harikaydı. Duru’nun yaş sınırı dolayısıyla ve bizim İsviçre sevdamız sonucu Ren nehrinin kaynağından Kuzey Denizi’ndeki deltasına kadar bisiklet sürdük.

Daha fazla gezmek için rotaya yakın olan merak ettiğimiz şehirleri de gezdik. İsviçre, Almanya, Avusturya, Lichteştayn, Fransa, Hollanda içinde 1450 km bisiklet sürdük, 33 gece kamp alanlarında çadırda konakladık,  15 gece yerel halkın evlerine yaşantılarına konuk olduk. 

Tüm yolculuk bisikletle mi oldu yoksa arada başka vasıtalar da kullandınız mı?

Ren nehrinin kaynağı Alplere tırmanırken: Ertesi günden sonra 3 gün boyunca hava raporlarının kötü gözükmesi ve aynı zamanda kaynağa 3,5 saatlik yürüyüş yapacağımız için 40 km tren kullandık.

Bir sefer, yanlış yola girdiğimiz için otoban ve tünellere girmemek için 45 km minibüs kullandık.

Bir de Almanyada Leverkusen sonrasında sanayileşme yoğun olduğu için o bölgeyi hızlı geçmek ve Hollanda da daha fazla zaman geçirmek için tren kullandık.

İsviçre Zürih’e gidiş ve Hollanda Amsterdam’dan dönüşümüz uçakla oldu. Yani tüm ulaşım araçlarını kullandık. 

Hepşenler olarak Turunuzun bir amacı var mıydı yoksa sadece gezmek için miydi?

Sertifikalı ve güvenli bir yolda acaba bisikletli aile olabilir miyiz turuydu aslında bizimkisi 🙂

Bu kadar uzun bir bisiklet yolculuğunu çocuklarla birlikte yapmanın zorlukları oldu mu? 

Olmaz olur mu! Duru, kendi bisikleti kullanıyor ve daha bir çocuk. Tempomuzu, günlük mesafelerimizi ona göre ayarlıyoruz. Deniz’in gündüz şekerlemesi sırasında uzun bir sürüşümüz oluyor sonrası ve öncesinde bol bol mola veriyoruz.

Onlara uygun kamp ve bisiklet malzemeleri bulmakta zorlanıyoruz. Onların güvenliği önde olduğu için her yolda süremiyoruz, her yerde kamp yapamıyoruz ve her yerde yemek yiyemiyoruz. Onların yemek düzenini uyku düzenini bozmadan yolda olmayı önemsiyoruz.

Hepşenler



Bisikletle Avrupa’yı gezerken ülkeler arası ve şehir içi bisiklet ulaşımı nasıldı? Yollar bu süreç için uygun muydu?
Bilmeyenler için kısaca Eurovelo yollarından bahsedebilir misiniz?

Eurovelo yolları, iki bisikletçinin hayal ederek başlattıkları bir kıvılcım. Şimdi ülkemizi de sarmış kor bir alev. 70.000km nin üzerinde Avrupa’daki tüm kasaba ve şehirleri birbirine bağlayan örümcek ağı. Tek sayılar kuzey güney istikametinde çift sayılar doğu batı istikametinde giden, iyileştirilerek artan bir alternatif turizm imkanı. 

Aslına bakarsanız bizim kervansaray sistemimizin modern hali. Her 30-40 km’de -yani bisikletle ortalama gidilebilir mesafelerde- kamp ve pansiyonlar, restoranlar ve marketler mevcut. Atların yerini demir atlar almış sadece. Üstelik bu sistem küçük köylerin ve kasabaların ekonomisine can veriyor. 

Herkese tavsiye ederiz. 

Hepşenler

Tabi dünya gezginlerinin çoğunun en beğendiği ülke, Türkiye. Tabi, paralarının ülkemizde değerli olması da bunda etkilidir ama Türkiye’nin tarihini, doğasını ve misafirperverliğimizi överek bitiremiyorlar. Yollarımızın güvenliğini ve sürücülerimizin bilinç seviyesini arttırdığımızda ülkemizin potansiyeli inanılmaz.

İşte Eurovelo nasıl birilerinin hayali iken şimdi elle tutulur gözle görülür bir gerçekse böyle bir Türkiye de bizim hayalimiz ve gerçek olması için hayalimizin peşini bırakmıyoruz.



Bu seyahatte başınızdan geçen unutamadığınız 1-2 anınızı bizimle paylaşabilir misiniz?

Yol hikayeleri, avcı hikayeleri gibi çoktur ama bir farkla bizimkilerin hepsi gerçektir, yaşanmıştır.

Zürih’in bardaktan boşalırcasına yağmurlu bir gününde büyük bir outdoor mağazasında son eksiklerimizi alıp yola çıkacağımız bir sabahtı. Mağazanın içinde Deniz battaniyesini yere düşürdü ve arkamızdan biri “bebek düşürdü” diyerek battaniyeyi bize getirdi. Türk olunca sohbet etmeye başladık. Hoş bir sohbetin sonunda “bu yağmurda gitmeyin bana gelsenize” dedi. Bunun üzerine Zürih’te 3 gün daha kaldık ve Bilge ile hala görüşüyoruz. Kuzen diye hitap ediyoruz birbirimize 🙂 

Hepşenler

İsviçre Alplerinde Ren Nehrinin Kaynağı Tomasee’ye tırmanışımız zorluydu. Ertesi birkaç günün yağmurlu olması nedeniyle programı değiştirdik. Tren kullanarak 2000 rakıma çıktık. Buna geç karar verdiğimiz için öğleden sonra bir saatte yürüyüş patikasının başına bisikletlerimizi kilitledik. Hatta orada yöresel peynirler satan bir kadın bize geç olduğunu uzun ve zorlu bir yol olduğunu söyledi ve bize bir teker gravyer peyniri hediye etti. Yolun zorluğunu biliyorduk ama ertesi 3 gün yağmurluydu ve çıkmamız imkansızdı. Ren Nehri rotasında Ren’in kaynağını, bebek halini görmemek olmazdı. 2’de başlayan yürüyüşümüz akşam 9’da bisikletlerimizin yanında son buldu. Sonrasında kıvrımlı yollardan inerek kamp alanına vardığımız zorlu ama harika bir gündü.

Hepşenler

Hollanda’da hava kararmak üzereyken bizi evinden farkedip, arabasına atlayıp, ilerde durdurup, gideceğiniz yerde kamp alanı yok diyerek bize üniversitede olan kızının evini açan, yemek ikram eden teyze.

Almanya’da kalacak yer bulamayınca bir siteden bulup mesajlaşıp kendi evde olmadan bizi evine yönlendiren kadın.

Uçurum kenarında büyüleyici bir manzarada bisiklet sürmek, şehirlerdeki festivallere denk gelmek ve daha birçok anımız oldu 🙂 

Yollar uzun olunca anılar da çok oluyor. Anlatmakla bitmez.



Sizin gibi ailecek ya da bireysel olarak böyle uzun süreli bisiklet turlarına çıkacaklara ekipman ve dikkat edilmesi gerekenlar konusunda önerileriniz var mı?

Her tür bisikletle tura çıkılabilir. Çıkılabildiğini de gördük. Ama yolda sıkıntı yaşamak istemiyorlarsa uygun tur bisikletlerini tavsiye ederiz. Biraz para veriyorsunuz ama yolda sizi ve eşyalarınızı sorunsuz taşıyor. Lastik patlamasının dışında büyük sıkıntılar yaşamazsınız. Tabi bakımlarını düzenli yaptırdığınız ve parça ömürlerini dikkate alarak sürdüğünüz bisikletler için geçerli bu dediklerimiz. 

Diğer malzemeler ile ilgili bisikletçileri takip edip, sitelerindeki sosyal medyadaki yazılarını okusunlar. Kendilerine göre çıkarımlarda bulunurlar. Soru sorsunlar. Tur bisikletçisi camiamız naif insanlarla dolu. Çekinmesinler 🙂 

Hepşenler

Uygun bisiklete sahip olduktan sonra günlük kısa turlara, pikniklere çıksınlar eksiklerini görsünler. Yüklü bisiklet kullanmayı deneyimlesinler. Sonrasında bir gecelik yakın mesafeli kamplara gidebilirler.

Ayrıca yapılan festivallere katılsınlar. Güvenli sürüşün keyfini çıkarsınlar. Festivallerimizde hem katılımcılar hem de organize eden dernekler çok yardımcılar her konuda. Güvenle tur deneyimi yaşayabileceğiniz ortamlar sunar festivaller. Sonrasında karar verebilirler. Biz tek başımıza böyle bir organizasyonun altından kalkabilir miyiz diye deneyimlesinler. Yolları açık olsun. 

Biz bu yolu tercih etmedik çünkü izcilik ve Akut geçmişimiz var. Çocukluğumuzdan beri de bisiklet sürüyoruz. Ama son iki senede gittiğimiz tüm sürüşlerden çıkarımımız bu yönde.

Hepşenler

Hepşenler olarak Avrupa turu dışında bisikletle gittiğiniz en uzun rotalar nereler oldu?

Yurt içinde Duru bu seneye kadar 11 yaşını doldurmadığı için uzun tur yapmadık. Sadece 3 günlük Bozcaada turumuz ve 1 haftalık Gökçeada turumuz oldu. Ailecek bir de Kandıra Akçakoca arası 2 günlük bir tur yaptık. Hepşenler Göllerde projemiz dahilinde Sapanca Gölü etrafında tam tur attık. 

Bunun dışında 2. Kdz. Ereğli Festivaline, 13. Gökova Bisiklet Turuna, 2. Denizli Çivril Festivaline katıldık. 

Bu yaz gölleri araçla bağlayıp etraflarında bisiklet süreceğiz. Artık 11 yaşındayız. 🙂 

Hepşenler

Bugüne kadar hangi STK’larla ne gibi projelerde yer aldınız? Çocuklara STK kültürünü aşılamanın önemi hakkında ne düşünüyorsunuz?  STK’lar dışında yer aldığınız projeler varsa onlardan da bahsedebilir misiniz?

Çocukluğumuzdan beri İzcilik Federasyonuna bağlı izcilik yaptık. Bir kulübümüz, yetişen izci  ve liderlerimiz mevcut. Yurt içinde ve yurt dışında bir çok izci kampına katıldık. Bir kısmını organize ettik. Başkalarına karşı görevler türemizin altında yaptığımız projeler saymakla bitmez.

Başlıcaları; Tema ve Orman Bakanlığı ile ağaç dikme kampları, Deniz Temiz ile Muğla ve Antalya çevresi koy temizliği, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile gençlik kampları, huzur evi ziyaretleri, Erasmus projeleri ve daha birçok proje.

Barış, AÇEV derneğinin BADEP (Baba destek Programı) eğitimcisi. 3-11 yaş arası çocuğu olan babalar ile gruplar oluşturarak, Türkiye’de çocuklarını geliştiren babalara destek oluyor.

Deniz doğana kadar AKUT derneği Kocaeli ekibinde aktif görev aldık. İnsana faydalı olan, bizi manen zenginleştiren her türlü dernekle çalıştık ve çalışmaya da devam ediyoruz. 

Hepşenler

“Suyun izinde” nedir? Bizlere anlatabilir misiniz?

Ayrı ayrı damlaların bir araya gelerek ister yağmur ile göklerden ister kaynaklar yoluyla yer altından gelsin isterse acı, tatlı, sodalı, temiz veya kirli olsun. Tüm dereler, akarsular, nehirler, denizler, boğazlar, kanallar yoluyla okyanusa bağlanıyor ve bir bütüne kavuşuyor olması olağanüstü bir harika. Biz insanlar da bireyler olsak da bir bütünün parçasıyız. Birbirimize bağlıyız. 

Ayrıca her şeysiz yaşanabilir ama susuz yaşanmaz. Vücudunuzdaki %1 su kaybı bile baş ağrısına sebep olurken, çok daha fazla su kaybı yaşamınıza mal olur. 

O yüzden kaynağından okyanusa karıştığı noktaya kadar suyun izindeyiz. Kaynağı takip ediyoruz. Onu korumak için tasarruflu kullanmak için önemini bireylere çocuklara anlatmak için üzerimize düşeni yapmaya çalışıyoruz. 

HepşenlerBunlar dışında sizlerinde eklemek istediğiniz benim aklıma gelmeyen fakat önemli olduğunu düşündüğünüz konular var mı?

Bu süreçte bisiklet süren her bireyin ailenin sadece sürmek eğlenmek gezmek dışında bisiklet kültürünün yayılması için derneklere, STK’lara üye olarak destek vermelerini rica ediyoruz. Hayatımızdaki her şey birer hayal ürünüdür. Gerçek olması için hayallerinizin peşinden gidin. 

Biz, Hepşenler Ailesi olarak kızlarımızla birlikte sonsuza kadar barış içinde dünyayı gezmeyi istiyoruz.

Ülkemizin bisiklet turizm rotalarının oluşturulmasına destek vermek istiyoruz.

Daha çok ailenin çocuklarıyla bisiklet sürmesini istiyoruz. Bu hayalimiz için elimizden geleni yapıyoruz. Siz de hayalimize ortak olmak için bizi sosyal medyada hepsenler hesaplarımızdan takip edip, paylaşabilirsiniz. www.hepsenler.com sitesinden ve @hepsenler instagram sayfasından bize ulaşabilirsiniz. 

Hepşenler Yolda 

Bisikletleriyle Özgürce Turda…

Hepşenler Dışıdaki Diğer Bisikletli Gezgin Röportajlarımıza Ulaşmak için Burayı Tıklayabilirsiniz.

 

 

Bu Yazıya Puan Verin!
[Toplam: 1 Ortalama: 5]