Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

Bisikletle Güney Amerika’yı Gezen Gezgin Ersin Uyanık!

İkinci bisikletli gezgin röportajımızda geldi. Hatta yakında üçüncüsü de gelecek! Hatta ve hatta bir tane de ingilizce gelecek! Bisikletli gezginler tamamen farklı bir gezgin kafası benim için 🙂 Her gezgin farklı yollarla seyahat etmeyi seçiyor ve hepsi farklı hikayelere ve bakış açılarına sahip oluyor. Bir sürü güzel anı ve hikaye dinlemiş oluyorum ben de 🙂 İlk bisikletli gezgin röportajımız Tolga Tevke (Gider Bey) ile olmuştu. Bu seferki konuğumuz ise Ersin Uyanık (Başka Yollar). Ersin’e beni kırmayıp soruların hepsine tek tek ve özenle cevap verdiği için teşekkür ediyorum.

Başka Yollar

İlk olarak bize kendinden bahseder misin? Seyahate çıkmadan önce nasıl bir hayatın vardı ve seni bu seyahate çıkmaya teşvik eden ne oldu? Bu seyahate çıkmak için hayatında ne gibi değişiklikler yaptın?

Merhabalar, 1986 yılında Bursa’da doğdum. Dört kişilik çekirdek ailenin küçük çocuğuyum. İlk ve orta öğretimim sonrasında Kütahya Dumlupınar Üniversitesi İşletme Bölümü’nden 2008 yılında mezun oldum. Üniversite eğitimi süresinde ilk yurt dışı tecrübemi “Work And Travel” programı ile Amerika’da üç ay çalışarak edindim. Mezun olduktan sonra 12 ay askerlik görevini yerine getirdim, daha sonra Rusça eğitimi almak üzere bir yıl Ukrayna’da yaşadım ve Türkiye’ye geri döndüm. Bursa’da özel bir şirkette İthalat-İhracat bölümünde çalışıyordum.

Türkiye’de ”rahat” bir hayatım vardı. Fena para kazanmıyordum. Ama diğer taraftan yolda olmak, dünyayı tanımak için sabırsızlanmaya başlamıştım. Şöyle ki; Ukrayna’dan Türkiye’ye döner dönmez bir bisiklet aldım ve şehir içinde küçük turlar yapmaya başladım. Bu arada ”bisiklet ile yolculuk” üzerine yerli ve yabancı bloglar okumaya başladım. Bisiklet hayatımın bir parçası olmuştu ve uzun yolculuk deneyimini yaşamak için içimdeki heyecan gittikçe yükseliyordu. 2012 yılında ilk turumu Bursa’dan Çanakkale’ye, 2013’te Antalya’ya giderek gerçekleştirdim, çok güzel insanlar tanıdım, farklı tecrübeler edindim. Tatil turlarıma 2014’te Balkanlar ve bir kaç avrupa ülkesine, 2015’te Kıbrıs yarımadasını tamamen dolaşarak devam ettim. Malum insanın en büyük hastalığıdır, ben de daha fazlasını istemeye başladım ama benim için ”fazla” yolda olmaktan ibaretti. Sadece daha fazla yolu farklı şekilde deneyimlemek istiyordum. Kısıtlı bir tatil sonrası geri döneceğimi bilerek değil, nereye kadar gideceğimi bilmeden yolculuk etmekti bu kısacası.

Bu yolculuğa çıkmak benim için zor oldu. İş yerimi, evimi, arabamı falan satmadım. Olsaydı hepsini satardım o ayrı 🙂 Ama altı yıllık çalışma hayatı sonucunda gelen bir miktar para ile yola çıkmaya karar verdim. Sosyal medyayı fazla kullanmadığım için yolculuğumu bilenler sadece yakın çevremdeki insanlardı. Yakın birkaç arkadaşım dışında yolculuğumu destekleyen de pek olmadı. Aksine daha çok psikolojik baskı ile karşılaştım ama bunu bir şekilde aştım. Yol oradaydı ve gidilecekti. Bildiğim tek şey, beni hayatın monotonluğundan kurtaracak ve yaşam şeklimi değiştirecek tek şey bu yolculuk olacaktı.

Başka Yollar

Neden bisiklet? Bisikletle gezmenin ne gibi güzellikleri ve zorlukları var? Sana ne gibi avantaj ve/veya dezavantaj sağlıyor?

Bisiklet benim için hobiden ziyade bir tutku. Yola çıkmadan önce işe de bisikletle gidip gelir, şehir içinde ulaşımımı genellikle bisiklet ile sağlardım. Neden bisikletle yolculuk ediyorum? Çünkü;

-Sadece bisiklet ile yolculuk ederken özgür olduğumu hissediyorum,

-Bisiklet bana dünya üzerindeki güzel insanları tanıma fırsatı veren tek ulaşım aracı,

-Yorucu ve zor geçen günlerin ardından beklenmedik bir şekilde kendimi dünyanın bir ucunda güzel bir ailenin yemek masasında; ardından rahat bir yatakta dinlenirken buluveriyorum,

-Bisikletle yolculuk ederken kendimi tam olarak hayatın ve yaşamın içinde hissediyorum,

-Dünyayı TV ekranına bakmak misali bir plastiğin ya da camın arkasından hızlıca geçerek değil; rüzgarı hissederek, yavaş yavaş, bolca fotoğraf çekerek, tam anlamıyla sindirerek görüyorum,

-Dünyayı kirletmiyorum; doğa dostu bisiklet,

-Benzine, otobüse para harcamıyorum,

-Bazen küçük bir bisküvi ile 50-60km pedal çeviriyorum; ekonomik

-En sağlıklısı bisiklet. En zor spor branşlarından birisi de bisiklet sporudur. Ben spor olsun diye yapmıyorum o ayrı ama neticede kullandığım araç ortalama 65 kilogramlık bir bisiklet. Bu sayede hemen her gün sıkı bir fiziksel aktivite yapmış oluyorum. Diyet yapmıyorum. Bilakis daha fazla kilo vermemek için mümkün olsa ikinci bir mide taktırmayı düşündüğüm zamanlar bile oluyor 🙂

-Korkularımla ve tedirginliklerimle yüzleşmemi sağlıyor. Hemen hemen hergün yeni farklı bir maceranın içine giriyorum. Gündelik korkularımla yüzleştikçe kendime ve hayata olan bakışım değişiyor, kendimi daha iyi tanıyorum.

Avantajlarını belki bu şekilde sıralayabilirim. En azından aklıma gelenler bunlar.

Başka Yollar

Dezavantajlarına gelecek olursak. Hım… Gerçekten aklıma pek bir şey gelmiyor ama şunları söyleyebilirim:

-Çoğu zaman trafiğin içinde ilerliyoruz. Motorlu taşıtlara karşı küçük dikiz aynasından arkaya bakmak dışında yapabileceğimiz bir şey yok. Aslında canımızı hergün yüzlerce farklı psikolojideki şoföre emanet ediyor gibiyiz bir yerde.

-Bunun dışında bisikletle yavaş ilerlersiniz. Bu durum sizi çevreden gelen iyi etkilere olduğu kadar kötülere karşı da yakın kılıyor. Aslında tamamen savunmasızsınız.

-Önünüze bir araba geçip sizi durdurabilir ve birkaç kişi tarafından soyulabilirsiniz. Ya da arkadan bir motosikletli yaklaşıp çantanızı çekiştirip sizi düşürebilir ve size zarar verebilir.

-Ya da yol boyunda sizden hoşlanmayan ruh hastası bir faşistin sözlü ya da taşlı saldırısına uğrayabilirsiniz hatta dayak yiyebilirsiniz.

-Kadın gezginseniz bu saydıklarımın üzerine farklı riskleri de ekleyebilirsiniz. Dedim ya hayatın tam olarak içindesiniz, vitesi 3’ten 5’e alıp hızla uzaklaşma şansınız yok.

Başka Yollar

Bisikletle senin gibi yollara düşmek isteyenler olursa neleri araştırmaları gerekiyor? Ne gibi ekipmanlara ve hazırlıklara ihtiyaçları var? Yollarda onları neler bekliyor?

Benim gibi dönüş bileti almadan yollara düşecekler için önerilerim genel olarak şunlar olur:

-Öncelikle gidilmek istenen bölgenin bütçeye uygun olmasına dikkat etmekte fayda var. Ülkelerin vize uygulamalarını da iyi öğrenmek gerekiyor. Sağlık ve seyahat sigortası yapılması da faydalı olabilir. Neticede yolculuk şeklinin kaza riski de bulunuyor. Bunların dışında gidilecek bölgede konuşulan dili az da olsa biliyor olmak çok yardımcı olur.

-Ekipman konusu tamamen göreceli. Nereye gidilecek, hangi hava şartlarında yolculuk edilecek, ne kadar bütçe ayrılacak gibi bir çok parametresi var. Bugün 5 Bin Euroluk tur bisikleti, 700 Euroluk çadır da var. Yukarıda saydığım etkenleri değerlendirip ortalama bir ekipman toplamakta fayda var. İyi ekipmanla yolculuk etmek işinizi tabi ki kolaylaştırır. Maddi imkanınız varsa her şeyin en hafifini alır daha az yük taşırsınız, sağlam bir bisiklet ile yolculuk eder arızalarla çok daha az uğraşırsınız. Bu konu ekipmana ne kadar para ayırmak istediğiniz ile alakalı yani. Costa Rica’da 2 bisiklet çantam çalınmıştı. Çalınan pahalı bir çantanın yerini, köpek maması torbasının içine soktuğum ucuz bir spor çantası kullanarak doldurdum. Hala aynı şekilde sorunsuz devam ediyorum. Benim kullandığım ekipmanları merak edenler olursa internet sitemden bakabilirler.

Şunu özellikle belirtmek istiyorum, bidondan yapılmış çantalarla, 50 dolarlık bisikletle gezen bir çok insan var. Ben yola çıkacağım diyen insan zaten ekipman işine takılmıyor. Yola çıkan hiç kimsenin kötü bir deneyim yaşamamasını dilerim tabi ama yola çıkacakları bol bol macera, güzel denizler, dağlar, göller, volkanlar, iyi bir sürü anı ve güzel insanlar bekliyor 🙂

Başka Yollar

Şu ana kadar toplam ne kadar süredir yollardasın ve kaç km bisiklet sürdün?:) Şu ana kadar nereleri gördün? Kaç ülke, kaç şehir oldu? Rotanı neye göre planlıyorsun?

Bisikletle yola çıkmaya 2012 yılında başladım. Türkiye, Yunanistan, Makedonya, Arnavutluk, Karadağ, Hırvatistan, İtalya, Küba, Meksika, Belize, Guatemala, El Salvador, Honduras, Nikaragua, Costa Rica, Panama, Kolombiya, Ekvador, Peru, Bolivya, Şili ve Arjantin olmak üzere 22 ülkede pedal çevirdim. Latin Amerika turuma Türkiye’ye dönmeden 18 aydır hala devam ediyorum. Sanırım toplamda 20 bin km’ye yakın yol olmuştur.

Rotamı önceden biraz araştırarak şekillendiriyorum. Asıl rotayı bulunduğum bölgedeki insanlarla konuşarak, tavsiyeler üzerine netleştiriyorum.

Başka Yollar

Güney Amerika turundan önce yaptığın Balkanlar ve Türkiye içi turlar sana ne gibi deneyimler sağladı ve neleri fark etmeni sağladı? Direkt ilk olarak böyle uzun bir yolculuğa çıkmadan önce bu tarz daha kısa süreli turlar ile başlamalarını önerir misin?

Hiç tecrübe edinmeden uzun bir yolculuğa çıkmak riskli olabilir. Bu anlamda en az bir kaç günlük ya da haftalık tur yapılması bence önemli. Çünkü bazen çok stresli ve zahmetli bir yolculuk olabiliyor. Kısa süreli kamplı birkaç tur, yapılacak uzun tur öncesinde bu işi ne kadar çok istediğimizi görmemiz anlamında faydalı olur. Ayrıca artık birçok kişi uzun kısa turlar yapıyor, bisikletle seyahat ediyor, kamp yapıyor. İyi kötü kamp ve bisiklet tecrübesi olan herkesin ”istedikten” sonra bisikletle dünyayı dolaşabileceğine inanıyorum.

Başka Yollar

Tekrar sana dönelim. Genelde tek misin yollarda? Yoksa yol arkadaşları buluyor musun? Bir ara Tolga Tevke ile de pedallamışsın galiba 🙂

Evet genelde tekim. Tek başına olmak ve yolculuk etmekten inanılmaz keyif alıyorum. Kendimle ve bisikletimle konuşuyorum. Hatta bazen kendimden de kurtulup daha da yalnız olmak istediğim anlar oluyor… Çok romantik bir cevap oldu ama gerçekten öyle. Aslında tek başıma olduğumda pek de yalnız kalmıyorum çünkü tek pedallamanın en büyük avantajı, yeni insanlarla çok daha kolay ve hızlı şekilde tanışabiliyor olmam. Bir de kararları tamamen kendim alıyor olmam.

Başka Yollar

Yol arkadaşlarım tabi ki çok oldu. Ekvador, Peru ve Bolivya’da Elif Üzer ile beraber pedal çevirdik. Bolivya Salar De Uyuni’nin göbeğinde Tolga Tevke ile denk geldik 🙂 Türk Türk’ü Uyuni’de bulurmuş 😛 Tolga ile iki gece kamp yaptık, bir gün beraber pedalladık. Onların dışında bir süre beraber pedal çevirdiğim İspanyol ve Kolombiyalı yol arkadaşlarım da oldu.

Başka Yollar

Peki bu seyahatte seni en çok büyüleyen, etkileyen şeyler ve yerler neler oldu? Aynı şekilde hüsrana uğratan yerler de? Böyle enlerini sıralar mısın? En güzel, en doğa harikası, en pis, en pahalı, en ucuz, en tehlikeli şeklinde konumlandırdığın yerler varsa nerelerdir?

Beni en çok etkileyen şeyler genellikle yanlarında uzun süre kaldığım aileler. Kolombiya’da bana kapısını açan dostum Deniz ve eşi Monica, Ekvador Tumbaco’da Santiago’nun bisiklet evi ve Ambato’da Lenin’nin bisiklet evi, Şili’de WarmShowers aracılığı ile tanıştığım değerli bir çok aile. İçten, samimi ve karşılık beklemeden uzatılan bir çok el, uyumam için verilen bir üstü kapalı alan, açken uzatılan bir parça yiyecek ve niceleri… Hiçbirini unutmak mümkün değil.

Başka Yollar

Beni en çok büyüleyen yerler içerisinde ise aklıma gelenler:

-Guatemala’da bulunan Maya antik kenti Tikal,

-Genellikle Peru’da bulunan, İnka dönemine ait yapılar ve bu yapılarda bulunan kusursuz işlenmiş düzgün geometrik taşlar, güneş, ay ve yıldızlar aracılığı ile kullanılan araçlar,

-Bolivya Salar De Uyuni ortasında çadırın içerisinde gün doğumunu ve batışını izlemek,

-Peru’nun yüksek dağları, eşsiz güzel gölleri arasında kaybolmak,

En pis yerler,

-Bolivya Lapaz yakınlarında, yol boyundaki çöp yığınları ve uçuşan plastik poşetler. Bolivya gördüğüm kadarıyla Latin Amerika’daki çevre kirliliği en fazla olan ülke,

En pahalı ülkeler,

-Şili ve Arjantin.

En ucuz ülke,

-Peru.

En tehlikeli yerler,

-Bütün kalabalık, turistik ve büyük şehirler.

En hüsrana uğradığım yerlerden biri;

-Bolivya LaPaz’daki bisiklet evi olmuştu. Bisiklet evinden ziyade, psikolojik sorunlu bir işletmecisi olan bir bisiklet hostelini andırıyordu. Ucuz olduğundan ve dinlenmek zorunda olduğumdan dolayı birkaç gece kalmak zorunda kalmıştım.

Başka Yollar

Başka Yollar

Güney Amerika’yı gezmek isteyen arkadaşlara kesinlikle görmelisiniz dediğin yerler var mı?

Bence Güney Amerika’yı öyle birkaç ayda görmek tanımak mümkün değil. Hemen her ülkenin kendine ait güzellikleri var. Benim için Küba’nın atmosferi, Orta Amerika’nın tarihi yerleri, Kolombiya’nın insanı ve kahvesi, Peru’nun dağları ve diğer doğal güzellikleri, Bolivya’nın Uyuni’si, Şili’nin Güney Patagonya’sı, Arjantin’in yedi göller bölgesi ve aklıma gelmeyen daha nice yerler var. Hepsi birbirinden güzel.

Başka Yollar

Eğer vize gerektiren bir yer olduysa; vize konusunu nasıl hallediyorsun? Sonuçta vize için bir sürü evrak istiyorlar firmadan vs. işlemler çok zor olmalı? Bu konuyu nasıl hallediyorsun ve ne gibi zorluklar çıkıyor? Üstelik yabancı bir ülkede nasıl vizeye başvuruluyor bunu da merak ediyorum aslında 🙂 Vizesiz yerlerde girişte hiç problem yaşadın mı? Vizesiz seyahat için yanımızda neler bulundurmalıyız?

-Latin Amerika’da vize gerektiren ülkeler Küba, Meksika, Surinam ve Guyana. Surinam ve Guyana eski İngiliz ve Hollanda sömürge ülkeleri. Ne tür bir vize gerekli bilmiyorum ama Schengen olabilir.

-Küba vizesini herhangi bir turizm acentesinden pasaport numarası ve belli bir miktar bedel ödeyerek almak mümkün.

-Meksika vizesi, eğer hava yolu ile girilecekse online alınabiliyor, kara yolu ile girilecekse elçilikten alınması gerekiyor. Ama geçerli bir ABD vizesi ile Meksika’ya girilebiliyor. Diğer bütün Latin Amerika ülkelerine bazılarına kapıda düşük ücretler ödeyerek, pasaportunuz ile vizesiz giriş yapabiliyorsunuz.

Neticede vize politikaları sürekli değişiyor. Güncel bilgileri yola çıkmadan önce öğrenmek gerekiyor.

Başka Yollar

Para biriktirip mi gittin? Yoksa oralarda bir şekilde mi hallediyorsun? Eğer gittiğin yerlerde çalışman gerektiyse bugüne kadar ne gibi işler yaptın? Deneyimlerini paylaşır mısın? Kısacası seyahatini nasıl finanse ediyorsun? 🙂

Evet, yola para biriktirdikten sonra çıktım ama malum hazıra dağ dayanmıyor. Şu ana kadar yolculuğuma katkı sağlamak için Şili’de bir ay at çiftliğinde çalıştım. Bunun yanında küçük tel bisikletler, kendi fotoğraflarımın olduğu kartpostallar ve fotoğraflı takvimler yapıyor, gönüllü bedellerle satarak yolculuğuma küçük de olsa destek bütçe sağlıyorum.

Ayrıca hayallerimi gerçekleştirme cesaretimi takdir eden ve maddi destek sağlayan dostlarım da yok değil. Buradan hepsine tek tek teşekkür ediyorum.

Başka Yollar

Başka Yollar

Başından geçen unutamadığın ister güzel ister kötü 1-2 anını bizimle paylaşır mısın?

Aklıma gelen ilk güzel olay, Peru’da, Elif ile beraber ismini hatırlayamadığım bir köye vardığımızda elinde iki şişe suyla gelerek misafirperverliğini göstermek için istemememize rağmen bize lüks bir hotel odası ısmarlayan bir amca oldu. Ama bunun gibi sıralayabileceğim onlarca anı var.

Kötü olay ise, tabi ki Costa Rica’daki soyulma olayım. Turistik küçük bir köyde sorumlusundan izin aldığım boş, kapalı bir spor salonunda geceyi geçirdim. Sabah uyandığımda GPS cihazımın, ön ve arka büyük bisiklet çantalarımın olmadığını gördüm. Çok güvenerek, kafam rahat uyuduğum alana demir telleri bükerek girmişler ve hızlıca birkaç eşyamı çalıp kaçmışlar. Laptop, 1 TB harici bellek, videolar, fotoğraflar, GPS cihazı, bazı kamp malzemeleri, kıyafetlerimin çoğu çalınmıştı. Sanırım en sinir bozucu günüm o gündü. Bu olayın ardından olayı bilen yakın arkadaşlarım, özellikle Bursa’da beraber pedal çevirdiğim dostlarım bazı eşyaları yerine koyabilmem için maddi destekte bulundular. Her birine tekrar çok teşekkür ediyorum.

Başka Yollar

Gittiğin yerlerde halkın, CouchSurfing hostlarının (varsa başka siteler), esnafın vs. gezginlere karşı tavrı nasıl? Yardımcı oluyorlar mı?

Turistik yerlerde halkın tavrı genelde tourist=money 🙂 Ama bisikletle 1 kere turistik yerden geçiyorsanız, 10 kere turistin uğramadığı köylerden kasabalardan geçiyorsunuz. Genel olarak insanlar çok yardımsever ve misafirperver. Latin Amerika insanı zaten genel olarak çok sıcak kanlı. Ben CouchSurfing kullanmıyorum. Onun yerinde sadece tur bisikletçilerinin kullandığı WarmShowers platformunu kullanıyorum. Birbirinden güzel onlarca güzel insan ve aile ile tanıştım bu site sayesinde.

Başka Yollar

Bu tarz seyahatler için kullanılmasını önerdiğin telefon uygulamaları ve kesin yanınızda bulunmalı dediğin eşyalar var mı?

En sık kullandığım uygulama ve siteler:

Maps.Me: Offline harita uygulaması, önceden indirdiğiniz haritaları internetsiz olarak görmenizi sağlıyor, aynı zamanda konumlandırma ve navigasyonu da offline olarak yapıyor.

Strava: GPS gibi yol kayıt izi tutma uygulaması, GPS’im çalındıktan sonra yol kayıtlarını bu uygulama ile tutuyorum. Uçak modunda kayıt ediyor, internet bulduğumda profilime yüklüyorum.

iOIoverlander: Geçtiğiniz bölgede ücretli ücretsiz kamp ve diğer ilgi noktalarını gösteren uygulama.

Warmshowers.org: Tur bisikletçilerine evini açan insanları bulabileceğiniz internet sitesi. Bu site sayesinde çok fazla ailenin evinde misafir oldum, çok güzel insanlar ile tanıştım. Şimdi geliyorum desem geçtiğim hemen her ülkede bir açık bir kapım var bu site sayesinde.

Başka Yollar

Şu an neredesin? Turunla ilgili bir gelecek planı var mı? Nereye varacak bu tur? Dönüşte neler olacak (eğer dönüş varsa)?

Şu anda Arjantin, San Carlos De Bariloche’de bulunan, hergün değişen ama en az 7-8 tur bisikletçisinin sürekli bulunduğu Bariloche Bisiklet Evi’ndeyim. Yolculuğum bir süre Arjantin göller bölgesinde devam edecek, sonra Şili’ye tekrar geçerek Carratera Austral’e gireceğim ve orada en güneye yani Ushuaia’ya doğru devam edeceğim. Sanıyorum 2 ay içerisinde Ushuaia, yani Fin Del Mundo’ya varmış olurum.

Peki tur bitecek mi ? Hayır, sonra iş bulup bir süre para kazanıp kıtayı dolaşmaya devam edeceğim. Daha sonrası için Afrika ve Asya planlarım da var. Aslında bir anlamda kendi halimde bir dünya turu atıyorum diyebilirim.

Başka Yollar

Seyahate çıkacak olanlara, korkanlara, ‘aga ben yapamam’cılara, ‘annem merak eder’cilere tavsiyelerin var mı? Yola çıkarken kesinlikle çantanda bulunması gerekenler ve dikkat edilmesi gerekenler şeklinde söyleyeceğin şeyler var mı?

Bana göre her şeyin anahtarı istemekten geçiyor. Yeteri kadar istedikten sonra korkular ya da çevreden gelen baskılar sizi etkilese de yola çıkmanıza engel olamıyor. Ben yapamam diyen insan zaten yapmayı istemiyordur, yapması da şart değil zaten. Ben herkesin yaptığı işle, yaşadığı hayatla barışık ve mutlu olması gerektiğini düşünüyorum. Hiçbir yaşam şekli en doğrusu değil. Ben yoldayım diye plaza yaşamını kötüleyemem çünkü o hayatta mutlu olan insana haksızlık etmiş olurum. Ama mutsuzsanız ya da farklı bir hayat deneyimlemek istiyorsanız, yaşam şeklini değiştirmeye cesaret etmek ve istemek gerekiyor.

Başka Yollar

Röportajımız burada bitiyor! Umarım okumaktan keyif almışsınızdır. Çünkü ben okurken çok keyif aldım 🙂 Sizin de hoşunuza gitmesi bizim için önemli 🙂 Beğenenler yorum atsın 😀 Ersin Uyanık’ın blog ve instagram sayfalarını paylaşıyorum. Dileyenler takip edebilir.

Ersin Uyanık / Başka yollar Instagram hesabı için tıklayın.

Ersin Uyanık / Başka yollar blog sayfası için tıklayın.

Ersin Uyanık’a destek olmak isterseniz ise gerekli bilgiler burada.

Yeni yazılarda görüşmek üzere 🙂

Başka Yollar

Başka Yollar

Bisikletle Güney Amerika’yı Gezen Gezgin Ersin Uyanık!” için 3 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir