Cape to Cape – Nordkapp Motosiklet Turu

Bu röportajımızda okuyacağınız bu ekip dünyadaki tüm motorcuların hayallerinden biri olan turu Nordkapp turunu yaptı ve rotayı mümkün olabildiğince uzun tuttu. Halbuki onların da kucak dolusu sorumluluğu, işi, zaman kaygısı veya maddi sıkıntısı vardı. Bu turda sadece çantayı almak yok! Çantanın yanında arkadaşların ve motorun da olduğu bir maceraya yol alıyoruz! Kısacası bu röportajımızda sizleri bambaşka bir gezi rotası ve gezi türü ile tanıştırıyoruz. Hadi o zaman başlayalım.

Önce sizleri tanıyalım. Kimsiniz, ne iş yaparsınız, aileleriniz…

Dört kişilik bir grubuz fakat biz kendimizi ismimizden çok grup içindeki görevimiz ve ünvanımız ile tanıtalım 😀

Hallederiz Erdem (Erdem Kılıç): Fotoğrafçılık yapıyorum, evli veya çocuklu değilim. Genelde çok rahatımdır ben, yola çıkmadan önceki gece çantayı hazırladım, motorun bakımını falan da son hafta yaptırdım. Grup içindeki görevim ise görüntüleme hususları. Drone, kamera, fotoğraf makinası, vs. hepsi bende.

Passo Stelvio, Güney Tirol, İtalya

Teknik Servis Turgut (Turgut Yılmaz): Kendi işletmem var, evliyim. Grup içindeki görevim ise yol yardım, tamirat gerektiren işler.

Motosiklet Müzesi, Norveç

Sıhhiye Gürcan (Gürcan Alemdarzade): Kendi işletmem var benim de. Evliyim ve gurur duyduğum üç çocuğumun babasıyım.

Grup içindeki görevim sağlıksal konular, biri yaralanır, başı ağrırsa bana gelir. (Turgut da ekliyor, bir yara bandı bir merhem, tamamdır diyor :)) Bir de grubun mola sorumlusuyum 🙂 Sigara içen tek ben olduğum için olsa gerek bu görev bana verildi.

Motosiklet Müzesi, Norveç

Beetlejuice Oğuz (Oğuz Ergun): Kurumsal bir şirkette satış yöneticisiyim ve evliyim. Ben gruba turist olarak katıldım. Görevim buydu:). (Erdem ekliyor, bu geziyi gerçek bir macera kılan kişinin Oğuz olduğunu, bu yüzden onsuz bu gezinin aynı tadı vermeyeceğini ekliyor. Nedenini sonradan öğreniyoruz)

Ayrıca Oğuz navigasyon görevini de üstleniyor.

Finlandiya
Merakımdan diğer soruların önüne aldım bu konuyu. Oğuz’un geziyi maceraya çevirmesinin nedeni ne?

(Erdem) Her şey 27 Mayıs 2017 tarihinde sabah 06:00 da başladı. Hepimiz motorumuza çantaları yükledik, bindik, motoru çalıştırdık ve Oğuz düştü. Bildiğin motordan düştü. Ben hesap yapıyorum “Bu adamla 35 gün yolculuk yapacağız daha neler başımıza gelecek kim bilir” derken gümrükte bir daha düştü. Durunca düşüyor yani :). Sınırı geçtik, Almanya’dayız, herkesin su içtiği bir çeşmeden su içeceğiz. Oğuz, “Su içeceğim, sıra bende” diyor, çeşme kuruyor.

(Turgut) Yağmurluğumu bozdu 🙂 Eski, gram su geçirmeyen bir yağmurluk, fermuarı tuttu, önümü kapatacak, fermuar elinde kaldı. Kapatamadık bir daha yağmurluğu.

(Erdem) Lastiklerin iyiymiş, bu turu bitirir rahat bu lastikler dedi. Sabah kalktığımızda lastikteki teller çıkmıştı.

(Oğuz) Valla motor çok ağır. Şubat’ta aldım motoru ağırlığına henüz alışamamıştım. Dönerken virajlarda hakim olmak oldukça zor.

Başlangıçta, gümrükte ve Letonya-Riga’da düştüm. Riga’daki efsaneydi. Düşerken ayaklık ve çanta kırıldı, yetmedi bir de kaburgam çatladı. Kaburga kendi kendine iyileşen bir şey olduğu için bu yolculuğu bu sebeple bitirmek istemedim. Hastaneye falan gitsek çok zaman kaybı olacaktı. Teknik servis de motorun ayağını tamir etti.

Nordkapp turunuzda hangi ülkelere gittiniz? Sayabiliriz miyiz?

Romanya, Macaristan, Polonya, Litvanya, Letonya, Finlandiya, Norveç, Danimarka, Almanya, İtalya, Slovenya, Hırvatistan, Karadağ, Arnavutluk, Yunanistan. Çıkış direkt Yunanistan’dan olduğu için vizesi olmayanlar vizesini Yunanistan’dan aldı.

Hepimizin en beğendiği ülke Norveç oldu. Finlandiya’da çok güzeldi fakat daha kuraktı, çok fazla yanmış ormanı vardı. Norveç’in doğal güzellikleri o kadar yoğundu ki başımızı döndürdü. Mesela Lofoten, mesela 14 km’lik tünelleri…

Biz yazın gördük ama kışın da ayrı bir güzelliği olduğunu biliyoruz fotoğraflardan.

Nordkapp turunda toplam harcamalar ne kadar tuttu, bir hesap yaptınız mı tur sonunda?

Oğuz: 30 bin TL harcadım.

Gürcan: 40 bin TL harcadım.

Erdem: 30 bin TL harcadım.

Turgut: 12 bin TL harcadım. (12 bin sizce de çok ciddi bir fark değil mi? Hemen Turgut’a soruyorum:))

Nasıl 12 bin? Mesleki bir tasarruf alışkanlığı mı?

(Turgut) Mesleki falan değil baya uyanıklık diyelim. Her şey çok pahalı Kuzey Avrupa’da. Hediyelik eşya olaylarında da hiç indirim, kampanya yapmıyorlar. Magnet alıyorsun tanesi 5 €. Motor park parası Helsinki’de saati 4 €. Gün boyu park için ücreti soruyorsun öyle bir şey yok. 24 x 4€ düşün işte… Sırf bu yüzden kalmadık Helsinki’de.

(Gürcan) Oğluma söz vermiştim her gittiğim ülkeden küre alacağım diye. 25 tane küre aldım, ki onlar da magnetlerden de pahalı. Epey tuttu.

(Turgut) Finlandiya’dan matruşka aldım, 65 €.

Finlandiya
Avrupa insanı hep bir soğuktur bize göre derler, Avrupa’nın yarısını gördünüz resmen, sizin engin tecrübeniz bu konuda ne söylüyor?

(Gürcan) Motorları sökmüş tamir etmeye uğraşırken bir adam geldi yanımıza durduk yere, yardım edelim mi dedi, adam bize Honda Servis müdürünün telefonunu buldu verdi. Motorcular arasında çok ciddi bir dayanışma var orada, bizi görünce hemen geliyorlar bir yardıma ihtiyaç var mı diye soruyorlar hep.

(Erdem) Bende hep şüphesi vardı Avrupalılar soğuktur diye ama tamamen yıkıldı o. Belki de o algının oluşma sebebi kuzeye doğru gittikçe insanların kendilerine ayırdıkları özel alan halkası genişlemeye başladığındandır. Buralarda biz daha çok insanları hayatımıza dahil ediyoruz.

(Gürcan) Kaldığımız bir otelde bizi bekliyorlarmış. Norveç – Bodo’daydı. Siz Türkiye’den yola çıkan dört motorlusunuz değil mi, biz de sizi bekliyorduk diye karşıladılar. Tallinn’de (Estonya) Türk ama Amerika askeri bir çocuk bizi çevirip Türkiye’den gelen dört motorlu siz misiniz diye sordu.

(Oğuz) Almanya’dan Danimarka’ya geçerken çok keskin bir kültürel fark görüyorsun. Sanırım Almanya’yı da biz sıcak bir yapı ile doldurmuşuz.

(Erdem) Her yer çok sessiz. İnsanlar sessizce konuşuyor, kimse bağırmıyor. Biz bağırınca bir sorun olduğunu zannedip geriliyorlar. Müzikleri ve hayvanları bile sakin sakin geçiyor. (Arkadaşlarına dönüp hatırlıyor musunuz o geyiği diye soruyor :)) Ama Yunanistan’da daha bizim gibi sesi yüksek müzikler dinliyorlar, bağıra bağıra kahkaha atıyorlar. O sakinlikten dönünce bize fazla bile geldi :).

Nordkapp
Norkapp turunu nasıl planladınız? Rotayı nasıl çizdiniz? Nasıl aklınıza geldi bu dört kişi olarak bir araya gelmek ve bu yola çıkmak? Kalacak yerlere nasıl karar verdiniz?

(Gürcan) Nordkapp turu bütün motorcuların hayalinde olan bir turdur aslında.

(Erdem) “Cape to cape” turudur mantık aslında. Bir Nordkapp bir de Cape Town vardır.

(Gürcan) Ben çok istiyordum çok niyetliydim yıllardır. Bir akşam Erdem’le otururken Nordkapp konuşuldu. Ben de bu yaz gidelim diye ortaya laf attım. Erdem de istemiş daha önce gidememiş. Ekim ayıydı bunu konuştuğumuzda. Konuyu açınca Turgut ve Oğuz da dahil oldu. Son 2-3 ay kala Erdem’in ofisinde, Turgut’un dükkanında toplanıp rotamızı çizdik.

Türkiye’de daha öncesinde bu yolu yapanların hepsi gidip aynı rotadan geri dönen insanlar. Bir rotadan gidip farklı rotadan dönen yalnızca biz varız. Yalnızca Serkan Söğüt diye bir motorcu arkadaş yaptı, onun ki de sanıyorum bizimki kadar uzun değildi.

Mesela otellerimize de hiç karar vermedik. Gittiğimiz yerlerde kalacak yer varsa otelde, bungalowda kaldık, yoksa çadırda kaldık.

Aileler nasıl karşıladı? Ben de geleyim diyen oldu mu?

(Gürcan) Bizde olmadı çünkü 3 tane çocuk var bizde. Ve eşimle birlikte çalışıyorum. O muhasebe kısmına bakıyor. İkimizin aynı zamanda bu kadar uzun süre bir yere gitmesi çok zor olur.

Ne zaman ki ben de tişörtümü giyip eve gittim, o gün anladı sen ciddi ciddi gidiyorsun dedi. Gitme desem aklın orada kalacak ve önümüzdeki bir ayı hem kendine hem bize ziyan edeceksin. O yüzden git dedi. Son gün geldiğinde tüm tanıdık akraba arkadaş çevresi çat kapı bize doluştu. Herkes benden daha heyecanlıydı. Giderken arkada kalanları da düşünüyor insan tabi ama hep bu düşünce ile hayallerinin peşinde koşamazsın.



(Turgut) Ben eşyalarımı topladım çıktım gittim. Bıraksan herkes zaten karşı çıkıyor. Dükkan sahibine sonraki ayın kirasını yatırdım. Bir de ona açıklamaya çalıştım neden gittiğimi, en zor kısmı buydu :). Ama paylaşımlarımızı görünce herkes ne güzel gittiniz gezdiniz dedi tabii.

(Oğuz) Küçük bir motorum vardı önceden ama maddi kaygılardan satmıştım. Martta bir gün toplantıdayken bankadan bir kız arıyor size kredi vereceğim diye. Onu bir aklıma yazdı. Sonraki gün baktım Denizli’de bir motor var. Gülşah ile (Eşim) konuştum, ağzını yokladım o da tepki göstermedi. Gittim sıfır derece havada hiç bilmediğim yollara rağmen gittim aldım motoru Denizli’den.

Hayalim de hep dışarı çıkmak ve Avrupa’ya gitmek. Borç aldım, motor aldım elde avuçta para yok. Ama o günlerde bir eğitim aldım ve “istediğinde elde edemeyeceğin hiçbir şey yoktur” mottolu bir eğitim. Tabii bu da beni gaza getiren düşünce oldu. Son iki ay ben buna inandım ve çevremdekilere inandırmaya başladım. Eşimle annemle babamla konuştum. İş yerinde sinyalleri vermeye başladım. Tişört yaptırdık, onunla selfie’mi üst yöneticilerime gönderdim. Onlarda beni aksine ikna etmeye çalıştılar ama dönmedim bu karardan. Pazartesi günü gittim ve “Beni ciddiye almıyorsunuz ama gidiyorum” dedim yöneticime. Beklediğimiz sürece hiçbir zaman o uygun zaman gelmeyecek. O yüzden yapman gerektiğine eminsen ve yapabileceğine, bunu yapmalısın.

(Erdem) O kadar çok insan gitme deyince gitmemiz gerektiğini anlıyoruz aslında.

Nordkapp
Nordkapp
Kültürel farkları ve ülkeler arası uygulama farklarını nasıl buldunuz?

(Erdem) Oğuz ve Gürcan ceza yediler mesela. Kişi başı 4500 TL. 80’lik yerde 114’le gitmekten. Polis çok kibardı, özür diledi ceza yazdığı için :). Ama yazdı da.

Nordkapp
Norveç

(Gürcan) Litvanya’da akşam 7 gibi hava kararıyordu. Almanya’dan itibaren artık hep gündüzdü.

(Erdem) Norveç-Tromso’ya geldik, dinlenelim dedik. Pazar günüydü. Her yer kapalı. Tek açık dükkan yok. Otele giriyoruz, resepsiyon yok. Sadece 7-Eleven açıktı. En yakın şehre gidelim dedik ama yorgunluktan gidemedik. Hepimiz bir yerde, şişme yatak üstünde, sandalyede, Oğuz’da çadırda uyuduk. Hava kararmadığı için ne zaman uyumamız gerektiğini anlamadık.

Bergen, Norveç

(Turgut) Hizmet sektörü çok kötü durumda. Türkiye’nin gözünü seveyim o konuda. Restoranda, otelde, benzin istasyonunda…

(Erdem) Finlandiya – Sirkka’da bir otele girdik. Geceliği 90 Euro. Kadın odamızı gösterirken çarşaf ister misiniz diye sordu. Evet isteriz deyince 10 Euro demesin mi! Neyse aldık. Havlu ister misiniz dedi. Neyse ki getirmişiz. Havlumuz var dedik. Sonra en bombasını sordu. Çıkarken siz mi temizlersiniz odayı biz mi dedi!! Ne kadar? 50 Euro. Gerek yok dedik tabi, biz temizleriz.

(Turgut) Odayı Oğuz temizledi. Ama kirletmedik yani biz de 🙂

Finlandiya

(Gürcan) Sigara içen tek kişi benim. Camdan çıkıp içiyorum ki oda kirlenmesin kokmasın. Erdem uyardı sonra, dışarı çıkıp iç dedi, sonra odada sigara içildi diye para alıyorlar, 350 € başkaları, daha önce odada sigara içildiyse odayı istemiyorlarmış.

(Turgut) Çok rahat “benim işim değil” veya “mesaim bitti” deyip kapatabiliyorlar. Polonya’da benzin istasyonunda kahve alacağım. Sıcak su istedim. 1 € dedi verdim. Sonra kadın bana bakıyor ben ona bakıyorum. Baya durduk böyle bakışarak. Anlamaya çalışıyorum ama bana niye bakıyor diye. Meğer kasanın yanında duran bardağı benim ona vermem gerekiyormuş. Halbuki uzansa alabileceği bir mesafede. Bunu yapmadım diye baya sinirlendi bana kadın. Bir de porsiyonları çok küçük.



(Erdem) Mesela sigara içiyorsan, her 5 dakika sigara molanı toplayıp gün sonunda bir saat eksik maaş alıyorlar. Bu yüzden de adamlar bir dakikasını bile vermek istemiyor.

(Oğuz) Yola çıktık ilk girdiğimiz yer Bükreş. Estonya’ya kadar her şey normaldi. Fiyatlar Türkiye’ye çok yakın. Baltık denizini geçmek için kullanılan feribotlar için iki ayrı firma var. Biri yer yok dedi. Diğeri de Rush Hour dedi, motor başı 100 €. 10 katlı dev ve lüks bir gemi. Gemide de Freeshop var. Herkes çılgın gibi alışveriş yapıyor, nedeni de işte bu ülkenin çok pahalı olması. En ucuz yöntem bu freeshoplar orada. Anons yapıldı son 15 dakika, freeshoplar kapanıyor diye. O an aklımıza geldi, hemen orada yemek yedik, bu da en ucuz yemeğimizdi.

Atlantic Ocean Road
Zamanı geriye alsak yine bu turu yapar mıydınız? Veya tek başıma da görmek isterdim der misiniz? Böyle bir düşünce var mı?

(Erdem) Bir fotoğrafçı olarak önceden hep yalnız gezmenin daha büyük avantaj olacağını düşünmüştüm ama yanılmışım, bunu bu gezi ile anladım. Kesinlikle olay, gördüğün yerleri değer verdiğin insanlarla paylaşabilmekmiş. Bazı hatalarımız oldu tabi, bir daha olsa onları düzelterek giderdim.

Norveç normalde karlar altında olduğu için karlar eriyince her yer dev şelalelere dönüşüyor. İnanılmaz romantik bir doğa. Bir daha gidecek olsam mutlaka karavanla giderdim. Evet bu adamlar da olsun isterdim ama sevgilim de olsun yanımda isterdim.

Atlantic Ocean Road

(Oğuz) Bugüne kadar farketmemişim,  böyle bir geziye gidenin bir gezi ile kalması mümkün değil sağlığı elverdikçe. İlla ki sınır dışına çıkarsın, kesin yani çadırını alıp gidersin.

Dördümüz ayrı motorda aynı yolda giderken herkes kendini ve kendi çevresini keşfetti. Herkes için gittiğimiz yol farklı deneyimler yaşattı o yüzden.

Atlantic Ocean Road
Nordkapp boyunca en unutulmaz veya en kötü anı ne oldu? Herkesten alabilirsem bunu süper olur.

(Oğuz) Benim için Riga’daki gün hem en unutulmaz hem de en kötü gündü.

(Turgut) En kötü gün Yunanistan’daki son günümüzdü, çünkü bir gün sonra gezi bitiyordu.

Finlandiya

(Oğuz) En güzeli Noel Baba ile tanıştığımız gündü Helsinki’den Lapland’e gidene kadar hep rüzgardan yan yatıp gittik ve Lapland kapalı dedi herkes bize.

Noel babanın yanına oturduk (Kucağına oturmadıklarına dikkat çekmek istiyor Turgut :)).

Başladık sohbete:

Noel Baba: Nerden geliyorsunuz?

Ekip: İstanbul, Türkiye.

Noel Baba: Nereye gidiyorsunuz?

Ekip: Nordkapp’a.

Noel Baba: En son 1867 de bu kadar soğuk yaz başlangıcı vardı. Ama merak etmeyin Elflerim haber verdi yarından itibaren yol açılıyor, artık biliyorum sıcağı getirenlerin kim olduğunu.

Ve 2 gün sonra Nordkapp’a girdiğimizde hava açıktı, kuzeydeki en sıcak günümüzdü hatta.

Rovaniemi, Finlandiya

(Erdem) Gürcan geziyi daha çok çocukları için yapmış gibiydi. Herhalde birisi geyik fotoğrafı istemiş. Bizimkisi de fotoğraf çekmek için bir ara kaybolmuş. Neyse bulduk geyiklerin yanında, bir tane dev gibi motordan büyük geyik durmuş Gürcan’a bakıyor. Bizimki de cebinden bir şey çıkarmaya çalışıyor… Baya korkuttu o sahne mesela.

(Gürkan) Norveç’te özellikle Türkiye’de mümkün değil yaşayamayacağın şeyler yaşıyorsun o unutulmazdı. Motoruma kuş çarptı, bir tanesinin üstünden geçtim. Kartalın biri yanımdan fare kaptı gitti. Geyik çıktı, üstüme gelirken sonra birden tırın önüne atladı. Benim ilgimi bunlar çekiyor. Mesela Almanya’ya hiç gitmemiştim ama beklentimin çok altında kaldı.

Yeni bir gezi planı var mı?

(Erdem) Yürüyerek gezmek istiyorum ben. Bir yerde daha uzun vakit geçirmeyi, daha iyi tanımayı sindirmeyi istiyorum.

(Gürkan) Cape Town istiyorum çok. 87-90 günlük gidişi olan bir yol burası. Giden birkaç insan var, gittiler dönüşte motorları uçakla getirttiler. Bir de Güney Avrupa yapmadık. Fransa, Portekiz derken Libya’yı atlayıp Mısıra kadar gidip oradan dönmek olabilir. Ama bundan bir ay sonra Asya diye de cevap verebiliriz.

Atlantic Ocean Road
Planınızın dışına çıktığınız oldu mu?

(Gürkan) Her şeyi planlaman imkansız zaten. 36-37 günde döneriz diye hesapladık. İstanbul’dan Bükreş’e 666 km yaptık. Canımız çıktı zaten. O haldeyken dinlenmekten başka hiçbir şey yapmaya imkan yok. Mecburen dinleniyorsun.

(Oğuz) Benim izin sürem belli olduğu için sınırladı biraz yine de. Pek çok yerde ben itekledim. Yolların kapalı olduğunu duymamıza rağmen Lapland’e ulaşma çabamız bir örnek olabilir mesela.

(Erdem) Hayatımızda her şey çok acil, çok hızlı yapmaya çalışıyoruz. Aslında hiçbir şey için acele etmemiz gerekmiyor. Yürüyerek gezmek istememin de sebebi bu.

Norveç
Döndüğünüzde aileler nasıl karşıladı?

(Gürkan) Zaten sınırdan geçtiğimizde yazdılar, annemler amcalar yeğenler hepsi Tekirdağ’da yazlıktalardı. Oraya gittim ve herkes karşıladı bizi. Sitedeki çocuklar geldi fotoğraf çektirdiler. Annemler çok mutluydu beni gördüğünde, hem sağlıklı döndüğüm için, hem de oğlu bir şey başardığı için, çok yer görüp gezip sağlıkla döndüğüm için gurur duyuyordu benimle.

(Oğuz) Çok mutlu oldu annem, babam tabii ki ama çok korkmuşlar. Bunu bana söylememişler. O yüzden sadece dönebildiğim için değil korkuları da boşa çıktığı için de çok mutlu oldular.



Sırt çantanızda veya heybenizde iyi ki var dediğiniz bir şey oldu mu?

(Turgut) Plastik kablo bağları. Her şeyi birbirine bağlayabiliyorsun. Çok işime yaradı.

(Gürkan) İlk yardım çantamın içinde gazlı bezi kesmek için makas bile almıştım. Ama Avrupa’ya gidiyorsun, yani her şeye çok kolay ulaşabilirsin ihtiyaç duyarsan. Aslında bu kadar detaya girmemiz çok gereksizdi. Yolun sonunda iyi ki almışım dediğim 3 şey vardı onlar da Turgut, Erdem ve Oğuz.

Argeş, Romanya

(Erdem) Ahtapot çok işe yaradı. Hani file şeklinde her şeyin üstünü kapatıp bir arada kalmalarını sağladığın şeyler.

Gümrükte, sınırlarda bürokratik sıkıntılar yaşadınız mı?

(Oğuz) Hamburg’da motor grubundan bir arkadaşımız bizi bekliyor, onda kalacağız. Ben de Almanya’dan çanta ve lastik sipariş ettim, gidince arkadaştan alacağım. Ben de çanta sayıklıyorum. Derken girmeden haber okuyorum: G20 Zirvesi Hamburg’da yapılıyor. Hamburg’a gümrükten girişleri kapattılar.

(Erdem) Hepimiz dedik zaten Oğuz yine yaptın Beetlejuice’luğunu. Ne yapabiliriz kısmını değerlendiriyoruz, çünkü Kuzey Avrupa’ya giriş için tek seçenek Hamburg.

(Oğuz) Ve geçtik, bir gemi varmış geçiş yapan onunla geçtik. Plakamız TR plakası, çantalarımız kamuflaj hepimizin, direk gözler üstümüzdeydi.

Hamburg, Almanya
Motor kullanırken can güvenliğinizi risk altında hissettiniz mi Türkiye’deki gibi?

(Gürkan) Hiçbir şekilde risk altında kalmadık, çünkü onlar bizden daha çok dikkat ediyorlar motorlulara. Almanya’da hız sınırı olmayan otoyolda yanımda Porsche geçiyor 240 km/h hızla. Beni görünce benim hızıma indi, onu görüp geçişine izin vermemi bekledi.

(Erdem) En pis yer Türkiye ve Arnavutluk’tu mesela. Ülkeyi yola atılan çöplerinden tanıyabiliyorsun.

(Oğuz) Kuzeyden gelirken Arnavutluk’a kadar hiç kaza görmedik, Arnavutluk’ta bir tane gördük, Türkiye’ye girer girmez (bayrama gireceğimiz dönemdi) 5-6 tane kaza gördük.

(Gürkan) Norveç’te dağlık bir yolda giderken, tek katlı küçük harabeye yakın bir binanın üstünde Motosiklet Müzesi yazıyordu. Adam kendine müze yapmış. Eski birkaç motor, asker kıyafetleri, haritalarla falan müze yapmış. Giriş 10 € kişi başı. Kaç kişi gider yılda ne olur adamın umurunda değil. Ne gelirse bahtıma diye yaşıyor. (İlk soruda müzeye ait fotoğrafları görmüştük, bkz. Turgut ve Gürcan)



Norkapp turu size ne kattı?

(Oğuz) Ne yapmak istiyorsan yap. Çok düşünme, sadece yap.

(Gürkan) Kendini tanımak için ne yapman gerekiyorsa yap, seni neyin mutlu ettiğini bul.

(Erdem) Geziler insanı çok değiştiriyor. Hiçbir geziden döndüğümde ben aynı ben olarak dönmedim veya döndüğümde bulduğum yer aynı İstanbul değildi. Hep bir farklı açıdan görmeyi öğrendim.

Nordkapp

Röportajda gördüğünüz çoğu fotoğraf Erdem Kılıç tarafından çekilmiştir. Röportajımızı aynı zamanda görsel bir şova çevirdiği için kendisine teşekkür ediyoruz.

O kadar keyifli o kadar dolu bir sohbet ettik ki ikibuçuk saat boyunca, sanki ben de onlarla tura katılmış gibi oldum. Umarım ekibin samimiyetini ve sinerjilerini olduğu gibi aktarabilmişimdir.

Hepimiz bir şekilde evimizin kapısını açıp farklı bir amaç için dışarı adım atmayı istiyoruz ama bunu yaparken yanına alacağın en değerli şeyin Gürkan’ın altını çizdiği gibi dostların, sevdiğin insanlar olacağı gerçeğinin farkında değiliz çoğu zaman.

Seyahat çantanız dolu, şansınız bol, dostluklarınız daim olsun 🙂



Kişisel sosyal medya hesapları ise şöyle:

Erdem Kılıç

İnstagram: https://www.instagram.com/erdem_klc/?hl=tr

Facebook: https://www.facebook.com/edy15

Turgut Yılmaz

İnstagram: https://www.instagram.com/turgut1896/?hl=tr

Facebook: https://www.facebook.com/profile.php?id=634277767

Gürcan Alemdarzade

İnstagram: https://www.instagram.com/alemdarzadegurcan/?hl=tr

Facebook: https://www.facebook.com/gurcan.alemdarzade

Oğuz Ergun

İnstagram: https://www.instagram.com/oguz__ergun/?hl=tr

Facebook: https://www.facebook.com/oguz.ergun.52

Son (Yorum Bırakmayı Unutmayın) 🙂

Cape to Cape – Nordkapp Motosiklet Turu” için 4 yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir