Evden Uzakta Mottolu Nilay Kahyaoğlu ile Röportaj

Amerika’da öğrencilik 🗺 Afrika’da gönüllülük 📷 Avustralya’da yaşam! Evden uzakta mottosu ile Munise Nilay Kahyaoğlu Hunter! (Evet tam ismi biraz uzun) Gün geçmiyor ki sizler için yeni röportaj yapmayayım! Size bu güzel yazıları hazırlamayayım! Ama yapıyorum işte 😀 Neyse, çok geyik yapmayayım da bu güzel röportajı okuyun hemen 🙂

Nilay Kahyaoğlu

İlk olarak bize kendinden bahseder misin? Seyahate çıkmadan önce nasıl bir hayatın vardı ve seni bu seyahate çıkmaya teşvik eden ne oldu? Bu seyahate çıkmak için hayatında ne gibi değişiklikler yaptın?

Ben, İzmir’de doğup büyümüş, 18 yaşında üniversite için Ankara’ya taşınmış, 20 yaşında ilk kez seyahat etmiş, 23 yaşında babası kanserden vefat edince istifa edip hep hayalini kurduğu Amerika’ya dil öğrenmeye giden, seyahat ederken gerçek aşkı bulmuş, kısacası ömrü yollarda geçmiş sıradan bir insanım. Amerika’dan döndükten sonra blog yazmaya karar vermemle gezgin buluşmalarına katılıp muhteşem insanlarla tanıştım. Seyahat ettikçe bu arkadaşlıklar aileye dönüştü. Sonra birçok gazeteye röportaj verdim, Hürriyet Seyahat Eki’nde belli bir dönem yazı yazdım, çıkardıkları kitapta yer aldım. Şimdilerde de Avustralya’da konfor alanımın tadını çıkarmaktayım 🙂

Nilay Kahyaoğlu

Nikaragua’da tanışıp Bali’de evlenip Sydney’e taşınmak nasıl oldu? Baya gezmeli olmuş:)

Eşimle seyahat ederken tanıştık. Aynı hostelde kazara yollarımız kesişti. İş evlenmeye gelince de benim gelenek göreneklerle hiç aram olmadığı için yurt dışında evlenmeyi tercih ettim. Kaldı ki Avustralya ve Türkiye ortasında bir nokta bulmamız gerekiyordu ki düğüne her ikimizin de aile ve arkadaşları zorlanmadan gelebilsin. Mevsim ve bütçe koşulları nedeniyle Bali’de karar kıldık. Sonra da daha medeni bir hayat yaşamak için eşimin doğup büyüdüğü şehir Sydney’e geldik. O da daha önce benim için Türkiye’ye taşınıp, bir sene kadar İzmir’de yaşamıştı, başka bir şehir deneyimlemek için de Sydney kaçınılmazdı.

Nilay Kahyaoğlu

Seyahat etme biçimini bize anlatabilir misin? Seyahatlerin için finansal desteği nasıl hallediyorsun? Ne kadar otostop, workaway vs kullansak da para lazım olabiliyor. Ayrıca workaway gibi sistemler ve otostop kullanıyorsan bunların faydalarından da bize bahsedebilir misin?

Seyahat etme biçimim de benimle beraber olgunlaşıp değişti. Önce sırt çantası gruplarıyla seyahat ederken şimdi planlamadan, deneyim odaklı gezdiğim ve gönüllülük yapıp insanlara dokunabileceğim bir hal aldı.

Ben seyahat ederken maddi anlamda çok zorlanmadım çünkü birikmiş param bulunuyordu. Yine de CouchSurfing yapıp bedavaya da konakladım, otostop da çektim, BlaBlaCar ile araç da paylaştım, gönüllülük yapıp konaklamamı bedavaya da getirdim. Yerellerin evlerinde kalarak, toplu taşıma araçlarında seyahat ederek ya da tarlada, okulda çalışarak gerçek kültürü öğrendim.

Seyahat etmek için mutlaka para lazım diyenlere şu anımı anlatabilirim; ben Nikaragua’da seyahat ederken, hostelde çalışan Alman arkadaşım 15 yaşında, sadece uçak bileti parasıyla yola çıktığını, yıllardır bulduğu her işi yaptığını ve biraz para biriktirir biriktirmez başka bir ülkeye geçtiğini ve tekrar iş aradığını söyledi. Kaldığımız hostelde çarşaf değiştirmekten günübirlik gezi rehberliğine, temizlikten hostel ihtiyaç alışverişine kadar her şeyi yapıyordu. Yola çıkınca, seyahat etmek için bahane aramamış bir sürü insanla tanışıyorsunuz.

Nilay Kahyaoğlu

Yola çıkalı ne kadar oldu? Bugüne kadar hangi kıtalara gittin? Kaç ülke ve şehir gezdin? Galiba şu an Sydney’e yerleştiğin halde gezmeye devam ediyorsun. Şimdi nerelerdesin? Planların var mı?

İlk kez 20 yaşında Interrail yaparak yurt dışında bulundum. Asya, Avrupa, Afrika, Kuzey- Güney Amerika, Afrika derken 6 kıtada 47 ülkeyi dolaştım. Sydney’e taşındıktan sonra 2017 senesini Avustralya’da görmek istediğim yerlere ayırmıştım. Batı Avustralya’yı karavan kiralayıp keşfettik, Büyük Set Resifi’nde şnorkelle daldık, sonra Brisbane, Gold Coast, Byron Bay, birkaç şarap bağı kaçamağı, Sydney çevresinde hafta sonu kampları derken bir seneyi bitirdik. 2018 senesi için de Filipinler, Bali gibi birkaç huzur kaçamağı planlıyorum.

Nilay Kahyaoğlu

Seni en çok büyüleyen yerler nereler oldu? Bununla birlikte en çok hüsrana uğratanlar da 🙂 Gezmek isteyen arkadaşlara kesinlikle görmelisiniz dediğin yerler var mı?

Florida/ Amerika’da yaşarken her turistin gitmediği yerlerini öğrendiğim için benim için çok özeldir. Orta Amerika’da Belize, Nikaragua, Meksika doğal güzellikleri ile bambaşkadır. Bali de hem doğaya hem kültüre boğulduğunuz için enteresan gelir, Patagonya’da kendinizi küçücük hissedersiniz. Tüm bunları bir kenara koyup konuşmak gerekirse Afrika benim dönüm noktam diyebilirim. Orada o kadar büyüdüm, büyülendim ki beni Afrika’dan sonra hiçbir yer heyecanlandıramadı. Fas, Namibya, Güney Afrika, Tazmanya, Kenya hepsinin kendine özel bir güzelliği var. Afrika’da sırt çantası ile seyahat etmek gerçekten çok zor ama gönüllülük yaparken ya da yolda çocuklar boynunuza sarıldığında tüm zorlukları unutuyorsunuz. O yüzden gezmek isteyen arkadaşlara, kesinlikle Afrika’ya gitmelerini tavsiye ediyorum. İnsanların ne zorluklarla uğraştıklarını görmeleri, hayata bakış açılarını değiştirecektir.

Ben yapay, büyük, modern şehirleri sevmediğim için gittiğim çoğu büyük şehirde hüsrana uğradım.

Nilay Kahyaoğlu

Bize böyle başından geçen birkaç anını anlatabilir misin? İyi kötü fark etmez. Başından geçen ama unutamadığın. Seyahatin üzerinden 50 sene de geçse anlatacağın anılar, torunlara anlatılacak cinsten 🙂

Guatemala’da yüzyıllardır korunan antik çanı sırf komiklik olsun diye çalmışlığım vardır☺ New York’ta karpuz keserken elimi kanattım ve kan durmadığı için ambulansla hastaneye kaldırıldım. Miami’de uçaktan, Güney Afrika’da köprüden atladım☺ Köpek balıkları ile kafessiz yüzdüm, üstüne bir de para ödedim 🙂 Nikaragua’da etkin bir volkandan kızakla kaydım, teknoloji kullanmayan amişlerle yemek yedim, Tikal Piramitlerinin üzerinde gün doğumunu izledim, Arjantin’de kayak dersi aldım, Zambiya’da şelalenin döküldüğü yerde korkmadan yüzdüm, Avustralya’da hayatımda ilk kez gördüğüm tatlış hayvanlara bile korkudan çığlık attım, Fas’ta çölde yıldızları seyrederek uyudum, Afrika’da kapkaça uğradım, Kenya’da evlat edinmenin, Zanzibar’a yerleşmenin kıyısından döndüm, Şili’de markette tüm paramı kabul etmediklerinde benden sonraki müşteri zorla aldığım her şeyin parasını ödedi, Malavi’de günlerce Mulanje Dağı’na tırmandım, Meksika’da çekirge yedim, Afrika’da keçiler ve tavuklarla dolu dolmuşlarda seyahat ettim.. Benim anılar bitmez.. ☺

Nilay Kahyaoğlu

İlk seyahatinden itibaren düşünürsek, gezmek sence sana ne kattı? Ve sence uzun süreli ya da kısa süreli gezmek insanlara ne katabilir? Uzun süreli olarak yollarda olmanın ve az para harcamaya çalışarak gezmenin zorlukları var mı? Varsa sence nelerdir? Kısa süreli de gezmişsin uzun süreli de. Sence ne gibi farklar var aralarında?

İlk kısa seyahatlerimde, alışık olmadığım bir yerde hayatta kalarak kendimi bir şey başarmış gibi hissediyordum. Daha sonra önemli olanın deneyim elde etme, yerellerle konaklama, gönüllü olma, yabancı milletten sıkı dostlar edinme olduğunu uzun süreli seyahatlerimde öğrendim.

Seyahat ederken kişiliğim yumuşadı, başkalarına empatim ve saygım arttı, iç huzurumu buldum. Hiçbir konuda asla dememeyi öğrendim, sert duvarlarım kalktı, herkesin ama herkesin bir konuda çok önemli ve değerli olduğunu düşünmeye başladım. İnsan ayırmamayı başardım. Önceleri herkese bir konuda şüpheyle yaklaşırken, şimdi herkese güvenmenin mutluluğuna eriştim. Güvenimi kaybedecek bir şey yapmalarının onların sorunu olduğunu ve kimsenin karmasına girmemem gerektiğini sindirdim. Yani seyahat, kendimden başka bir ben yarattı.

Nilay Kahyaoğlu

Yola çıkacaklara “Yanınıza kesin almalısınız, gitmeden bunları yapın ve şu uygulamaları kesin gitmeden indirin” diyeceğin neler var?

Google Maps, CouchSurfing uygulamaları indirilmeli, gezi blogları, Facebook grupları mutlaka incelenmeli, seyahate çıkmadan önce mutlaka seyahat sigortası yapılmalı, aşılar tamamlanmalı, yana farklı logolu iki kredi kartı, spor ayakkabısı, ucuza gezme planlanıyorsa; çadır, uyku tulumu alınmalı, çok eşyadan ve büyük çantadan kaçınılmalı.

Nilay Kahyaoğlu

Seyahat konusunda ailenin desteği nasıldı? (Türk aile yapısı genelde otur oturduğun yerde ananın dizinin dibindedir ya biraz ondan)

Aslında bunu Türk aile yapısına genellemek yanlış olur. Kararlarının arkasında olan insanlara herkes saygı duyar. Eğer siz kendi hayatınız konusunda aldığınız kararları ağzınız titreyerek birilerine açıklıyorsanız, onlara karışma hakkı veriyorsunuzdur. Kazara bir ülkede, kazara bir ailede meydana gelmemiz, o topraklara ve o aileye bağımlı olmamızı gerektirmiyor. Hepimiz ayrı kişilikleriz, hepimiz hepimizin özel hayatına ve aldığı kararlara saygı duymak zorundayız.

Ben tipik İzmirli bir ailede büyüdüğüm için çok ama çok şanslıyım. Bahsettiğim saygı ve özgürlüğü savaşarak elde etmem gerekmedi. İzin alma, ben 18 yaşıma geldiğimde kendiliğinden ortadan kaybolmuştu.

Nilay Kahyaoğlu

Son olarak gezmek isteyenlere ve yola çıkacak olanlara tavsiyelerin nelerdir? (Misal benim gibi hâlâ cesaret edemeyenlere, hep bahane bulanlara)

Her şeyin belli bir zamanı olduğunu düşünüyorum. Seyahat etmeye cesaret edemeyen varsa, belki de edememeleri onlar için daha güzeldir. Paralarının ve konforlarının çıkarabildikleri kadar keyfini çıkarsınlar. Çünkü bir kez seyahat virüsü vücuda girince, yerde yatmak, her gün aynı şeyi yemek, çile çekmek tat vermeye başlıyor. Yola çıkmak dışında hiçbir şeyden zevk almıyorsunuz. Çevrenizdeki insanlara bakışınız değişiyor.

Yola çıkma cesaretini gösterenlere de seyahati aceleye getirmemelerini, gittikleri yerlerde kültürü öğrenmek için çalışmalarını, siniri, stresi, güvensizliği, kıvrak zekayla ve hızlı hareket etmeyle gururlanmayı Türkiye’de bırakmalarını tavsiye ediyorum.

Nilay Kahyaoğlu

Nilay Kahyaoğlu’nun Instagram hesabı için tıklayınız!

Nilay Kahyaoğlu’nun Blog sayfası için tıklayınız!

Yorum Bırakmayı Unutmayın 🙂

Beka Sahra Tok ile yaptığımız röportajı okudunuz mu? 🙂

Ayda 140 dolara dünyayı gezen Kutluhan ile yaptığımız röportajı okudunuz mu?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir