Amsterdam’dan Haber Geldi!

Amsterdam’dan Merhabalar!

Ben Erin! Sizlere Amsterdam dolanmamı anlatacağım. Şehir herkesin bildiği gibi Dam meydanında buluşuyor. Tren ile geldiyseniz dümdüz aşağınızda solda hoş bir heykele sahip olan bu meydanın sol tarafında her türlü gogo, kulüp, ot-bok müzesi, az giyinik ablalı kırmızı ışıklı odalar, hıbı zıbı mevcut.

Dam Meydanı

Sağ tarafına doğru ise biraz daha bilindik mağazaların (bilindik derken Bim yok tabii, yani Adidas’tı Nike’tı Bershka’ydı gibi) olduğu bir alışveriş ortamı var. Şehirde her şey kocaman ya da ben minnakım bilemedim. Tamam bende 1.70-69 falanım ama şehir büyük işte atlar bile 2.5 metre bacağa sahip. Sordum: ”Peynir yiyok bro dediler yumurta, peynir, süt ürünü… Bizde böyle” dedi Jan. -Ya bi git! Senin yediğin peynirin mislini ben 10 yaşıma kadar yemişimdir Ezineciyiz biz- demedim. Zaten bence sularında bir musubet var. Bir ağaç 4 yılda o boya gelemez yani. Tadı da değişik. Musluk suyu içilir deseler de içmeyin bence boyum uzun değil ama azım burnum iyi çalışır. Küçük petlerde su alın zaten maşrapa yaparsınız 😀 Bu arada su burada pahalı. Almanya’da 50 cente aldığın markalar burada yok ve pet şişeye depozito alıyorlar.

Dam Meydanı

Şehirde öyle güldürüklü harita aramayın malesef yok. Avuç içi kadar Sofyanın dahi her mahallesini eğlence ihtimaline göre ayıran haritası mevcut iken Amsterdam’da yalnızca gogo ve şehvet ölçekli 2 harita bulunuyor. Bunlardan ayrı bir de tabii ki normal ulaşım ağı haritası var. Diyorsanız ki ”Zaten Amsterdam’aa niye gideyim? Müzeyi Avusturya’da da görüyorum. Tabii ki gogomu çekip kırmızı sokak gezicem.” Keyfiniz bilir derim. Fakat bir alternatif de sunmak isterim ;

Şehrin güneyindeki kanalları takiben “Pijp” diye yazılan “Peyp” diye okudukları bir mahalle var ki çok daha hoş. Neyi hoş? Bi kere koccamannnn 2 km pazarı var (Albert Cuyp Markt). Gün aşırı kuruluyor yiyecek, içecek ucuz ve kaliteli. Merkezindeki turist tuzağı mekanlar yerine Hollanda yerlisinin merkezi olan bir semt. Ha yine gogo çekmek istersende şahane bir kafesi var adı “Katsu” gibi bişeydi. İçeri girince sigara alana kadar dumandan başım döndüğü için yerin adını tam hatırlamıyorum. Ama merkezdeki ”bull-dog” gibi kaba saba adamlar yerine 3 tane birbirinden tatlı ablanın işlettiği bir yer ve ayrıca çok ta kibarlar. Daha da mutlu edicisi böyle kocaman vitrininden ”aha da bunu istiyorum” diye şeçebiliyorsunuz çiçeğinizi. Çok fazla uyuşturucu kültürüm yok sanırım (var sanırdım ama yokmuş). Fakat şu konuda uyarayım eğer ilk defa falan içecekseniz 2 fırt alıp bi durun.

Katsu

Katsu

Albert Cuypmarkt

Albert Cuypmarkt

amsterdam

Bu mahalle küçük dükkanları barları ve gece hayatının normal bir şekilde (Kadıköy gibi) yaşandığı sokaklarıyla gayet keyifli bir ortam. Maalesef mahallede hostel yok ama çok yakınında bir otel var. 9-14 numaralı tramvaylar buradan geçiyor ama anladığım kadarıyla numaralar sürekli değişiyor ve içeride sanırım bu sebepten pek turist yok.

Bu arada neredeyse her sokak başında var olan bir bara giriyoruz ve gayet sıcak bir karşılamayla buyruluyoruz. Yaş ortalaması 30-35 ama bi kaç biradan sonra hepimiz çocukluğumuzdaki neşemize dönüyoruz ve içeride SOHBET var.

”Ya sende de ne küçük esnaf sevdası varmış be” diyorsanız bahsettiğim fark aslında şöyle;

Mesela Rembrant meydanında bir yere oturduğunuz zaman buz gibi kapı (sürekli bi eksi dereceler) önünü accık sobayla ısıtır gibi yapan bi yer değil. Ha zaten sigara içilen kapalı bölümü var (normal sigara). Fiyatlar Avrupa normlarında baya 4 bardak bira ayrıca bir tek viskiye 17 yurro verdik. Rembrant meydanında 30, New markt’tan 50 yurrodan aşağı kurtulamassın hele de “pattis kızart” dediysen öpüverirler cüzdanından uyandırıyım.

Şurada bir burger yedim baya güzeldi ama mahalle içinde denenecek dolu mekan var bunun benzeri : Van Woustraat 15, 1074 AA Amsterdam, Hollanda, gefliptburgers.nl

Tabii Amsterdam baya büyük bir şehir ve yazacak dolu şey var. Hayvanat bahçesinde mikrop müzesi var mesela ilginç gerçekten. Hayvanat bahçesinin adı da ilginç ama zaten ”artis”.

Daha da uzatıp okuma alışkanlıklarımızı bilmiyormuşum gibi davranmayacağım. Sonuç itibarıyla Amsterdam’a yolunuz düşerse alternatif bir merkez olarak Pijp’i düşünün.Sağda solda çıplak ablalar yok evet ama zaten o ablalar düşündüğünüz kadar iyi kimseler de olamayabilirler.

Yazan: Erin Yeşildere (www.instagram.com/isimler/)

Not: Beyfendi fotoğraf çekmediği için esrar fotoğrafları hariç tüm fotoğraflar internetten indirilmiştir. 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!